Getir’in Kurucusu Nazım Salur Kimdir? Getir Nasıl Kuruldu?
Kısa Biyografi: Nazım Salur Kimdir?
Nazım Salur, Türkiye’de dijital girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinden biridir. 1965 yılında İstanbul’da doğan Salur, Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra uzun yıllar boyunca farklı sektörlerde girişimci olarak faaliyet gösterdi. Özellikle teknoloji ve lojistik alanlarındaki yatırımlarıyla dikkat çekti.
Salur, Getir’den önce 2013 yılında Türkiye’nin ilk sürücüsüz yolcu taşıma platformlarından biri olan BiTaksi’nin de kurucusudur. Ancak onu küresel ölçekte tanıtan ve bir “Türk unicorn”una imza atmasını sağlayan girişimi ise Getir olmuştur.
Getir Nasıl Kuruldu ve Ne Zaman?
Getir, 2015 yılında İstanbul'da Nazım Salur önderliğinde kurulmuştur. Salur, BiTaksi'nin ardından, “3 dakikada taksi teslim edebiliyorsak, benzer bir sistemi market ürünleri için de kurabilir miyiz?” düşüncesiyle yola çıkmıştır. Amacı siparişleri ortalama 10 dakika içinde teslim etmek olan Getir ile bu alanda bir ilki hayata geçirmiştir. İlk başta minibüslerle başlayan dağıtım sistemi, sonrasında “karanlık depolar” (dark stores) ile güçlendirilmiştir.
Getir Kaç Çalışanıyla Hizmet Veriyor?
2025 itibarıyla Getir’in çalışan sayısı 35.000’i aşkın olarak belirtilmektedir. Hem saha (dağıtım) hem de ofis ekipleri dahil olmak üzere, bu rakam; şirketin büyüklüğünü göstermektedir.
Getir Hangi Ülkelerde Faaliyette?
Getir, başlangıçta Türkiye’nin 81 ilinde hizmet sunarak hızlı bir yayılma gerçekleştirmiştir. Ardından 2021 yılında İngiltere, Hollanda, Almanya, Fransa ve ABD gibi pazarlara girmiştir. Ancak 2024 itibarıyla uluslararası pazarlardan çekilerek sadece Türkiye’de hizmet vermeye odaklanmıştır.
Getir Kaçta Kadar Açık?
- Getir Market & GetirYemek gibi temel hizmetler genel olarak 7/24 çalışmaktadır.
- Bazı hizmet grupları (örneğin Getir Büyük, GetirSu) belirli saatlere bağlı olabilir; örneğin GetirSu’da 08:00–24:00 çalışma gözlemlenmiştir.
- Tüm hizmetin 24 saat sunduğu ambiyans, kullanıcı taleplerine esnek cevap vermesi açısından önemli bir avantajdır.
Getir’in Doğuşu ve Kuruluş Hikayesi
2015 yılında İstanbul’da kurulan Getir, “10 dakikada market” mottosuyla, Türkiye’de ve sonrasında dünyada mikro lojistik ve hızlı teslimat kavramını yeniden tanımladı. Nazım Salur ve ekibi, bu fikri ilk ortaya attıklarında, market ürünlerinin dakikalar içinde müşterilere ulaştırılması fikri oldukça radikal ve riskli görünüyordu.
O dönemde sektörde “market alışverişinin” ya fiziksel mağazadan ya da birkaç gün süren e-ticaret teslimatlarıyla sınırlı olduğu bir ortamda, Getir’in vizyonu, hem kullanıcı alışkanlıklarını hem de lojistik zincirini baştan aşağı değiştirecek bir cesaret gerektiriyordu.
Salur’un vizyonu, şehir içi mikromobiliteyi ve hızlı tedarik ağlarını, teknolojiyle entegre şekilde “yeni nesil yaşam tarzının” bir parçası haline getirmekti. İlk etapta İstanbul’un belirli semtlerinde pilot olarak başlayan Getir, kısa süre içinde büyük şehirlerin tamamına ve ardından Türkiye’nin birçok farklı noktasına yayıldı.
Kuruluş Sürecindeki Zorluklar ve İlk Çıkış Anı
Getir’in kuruluş sürecinde en büyük zorluk, dakikalar içinde teslimat yapacak bir lojistik ağ kurmak ve buna uygun, dijital olarak entegre bir altyapı geliştirmekti.
Salur ve ekibi, şehirdeki marketlerle geleneksel tedarik zinciri yerine, Getir’e özel “mini depo” (dark store) modelini geliştirdi. Bu, şehir merkezlerinde sadece Getir için çalışan küçük depolar kurmak anlamına geliyordu. Böylece, klasik market alışverişi anlayışından çok daha hızlı bir teslimat ağı oluşturuldu.
Bir diğer önemli engel ise kullanıcı güvenini kazanmak ve dijital platforma hızlı alışmayı sağlamaktı.
Türkiye’de o dönemde online alışveriş ve mobil ödeme alışkanlığı hızla yayılıyordu; fakat gıda ve günlük market ürünlerinde bu düzeyde bir hızlı teslimat, hem tüketici hem de sektör oyuncuları için yenilikçiydi.
Salur, bu zorluğu, kullanıcı dostu bir uygulama arayüzü ve güvenilir teslimat operasyonu ile aştı.
İlk çıkış anında, “Getir” adının kısa, çağrışımı güçlü ve akılda kalıcı olması da büyük bir avantaj sağladı.

Kullandıkları Dijital/Dönüştürücü Stratejiler
Getir’in başarısının temelinde veri odaklı yönetim, mikro-lojistik planlama ve kullanıcı deneyimi odaklı dijital tasarım yatıyor.
- Mini Depo (Dark Store) Modeli: Teslimat süresini dakikalara indiren bu yapı, geleneksel market zincirlerinden ayrışmalarını sağladı.
- Mobil Uygulama ve UX: Kullanıcıların birkaç dokunuşla, karmaşık bir alışveriş sepeti oluşturmadan, en hızlı şekilde alışveriş yapmasını sağlamak için sürekli uygulama geliştirme yatırımı yapıldı.
- Veri Analitiği ve Harita Tabanlı Operasyon: Siparişlerin yoğun olduğu bölgelere göre dinamik depo ve kurye yönetimiyle gerçek zamanlı optimizasyon sağlandı.
- Lojistik ve Teknoloji Entegrasyonu: Kurye ağının optimizasyonu, rota planlaması ve teslimat takibi gibi noktalarda en yeni dijital çözümler benimsendi.
Getir ayrıca dijital pazarlama ve “ilk sipariş indirimi” gibi promosyonlarla kullanıcı edinimini hızlandırdı.
Kısa sürede Türkiye genelinde marka bilinirliği yakaladıktan sonra, 2021’den itibaren İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa ve ABD gibi ülkelere açılarak “global hızlı market” kategorisinde Türk girişimcilik ekosisteminin yıldızı oldu.
Kurucunun Kendi Sözleriyle İlham Veren Mesajlar
Nazım Salur, Getir’in başarısı hakkında sık sık şunu vurgular:
“Başarıya giden yol, önce fikre, sonra insanlara, sonra da teknolojiye inanmaktan geçer.”
Ve ekler:
“Dünyada hiçbir başarı, denemeden, risk almadan gelmez. Eğer yeni bir şey yapacaksanız, başarısızlıktan korkmayacaksınız.”
Salur, inovasyonun ve sabırlı ekip çalışmasının altını çizer; en zor zamanlarda bile “müşterinin hayatını kolaylaştırmayı” merkeze koyduklarını söyler.

Bugünkü Noktada Neyi Farklı Yaptılar?
Getir’in, klasik e-ticaret ve market zincirlerinden en büyük farkı; hız, dijital erişilebilirlik ve kullanıcı deneyimine verdiği önem oldu.
- Kendi lojistik altyapısını ve dağıtım ağını sıfırdan kurmaları, markayı rakiplerinden ayırdı.
- Sadece market alışverişi değil; GetirSu, GetirÇarşı, GetirYemek, GetirBüyük gibi dikeylerle hizmet ağını çeşitlendirdi.
- Globalde, yerel regülasyonlara ve tüketici alışkanlıklarına göre “adaptasyon” konusunda çok hızlı manevra yapabildiler.
- Yatırımcılara hızlı büyüme, sürdürülebilir kârlılık ve ölçeklenebilirlik vaat ederek, Türk girişimcilik tarihinde eşi benzeri olmayan bir değerlemeye ulaştılar.
2025’te Yeni Bir Getir Yaratmak Mümkün mü? Bozbora Medya Ne Yapar?
Dijital dönüşüm, yeni teknolojiler ve müşteri deneyimi bugün her sektörde çok daha önemli.
2025’te, Getir’in başardığı gibi bir başarı hikayesini yeniden yazmak elbette mümkün – ama bunun için doğru strateji, yaratıcı vizyon ve uluslararası rekabeti anlayan güçlü bir ekip şart.
Bozbora Medya olarak;
- Yeni nesil girişimlere ve markalara, premium dijital marka danışmanlığı
- Kusursuz kurumsal kimlik ve dijital varlık tasarımı
- Veri odaklı dijital pazarlama ve müşteri deneyimi optimizasyonu
- Yaratıcı içerik üretimi ve sosyal medya stratejileri
- Markanın hikayesini ve yenilikçi vizyonunu globalde öne çıkaracak kreatif çözümler
sunuyoruz.
Sen de Getir gibi bir marka hayali kuruyorsan, Bozbora Medya ile hayalden öteye geçmek için ilk adımı atabilirsin.
Geleceğin başarı hikayesini birlikte yazmak için buradayız.
İletişim:
info@bozboramedya.com | bozboramedya.com